Bu bir Fenerbahçe yazısı değildir!
Manşetler ortada, sözler, konuşmalar hepsi ortada...
Bir mağlubiyete içlerinde ne varsa kustular;
yine...
ve yine başka bir takımın hakkını gasp ederek gittikleri düşler sahnesinden kabuslar uyanarak döndüler "milletçe" , sonrası ucuz, sonrası ağızlarda kemikleşmiş cümleler, sonrası malum...
"Türk futbolu bitmiştir!"
Belki de içindeki kelimelerin anlamlarını bile dolduramadan söyleyebildikleri tek doğru cümle... Lokmalarını "çiğnemeden yuttukları" için de olabilir bu...
Evet, Türk futbolu bitti beyim. Sen bitirdin, tek suçlusu sensin!
Çok değil bundan bir kaç yıl önce sana dediler ki; "tek devlet, tek millet, tek kuvvet..."
Aklına yattı bu, dünya lideri olacak adamsın tabii hemen çağırdın ulemalarını ayağına, kafanda yüzlerce adam yüzlerce fikir üretti fakat sen öyle cahil öyle cehaletin içinde nefes alamayacak kadar başka "nemalarla" meşguldün ki; hiçbirini dinlemedin, kısa kesin dedin hangisi beni bu ülkeye karun yapacaksa onu getirin önüme dedin. Getirdiler de...
Dediler; " hünkarım, hepsi iyi güzel de bu insanlar aşktan, bu insanlar spordan, bu insanlar tiyatrolardan, doğadan, tabiattan besleniyor; yer altında kökleri birbirlerine kenetleniyor, bu kökleri şimdi ayırmazsak, bundan sonra çoğalır yayılırlar; her yerde biterler sonra ne tek devlet olur ne tek millet ne de siz kuvvetli olabilirsiniz. Tez bi çare buluna..."
Fikir senin anlayabileceğin kadar basitti. İnsanları önce birbirine düşürecek, sonra ayrıştıracak, böldüğünde de yönetecektin. Tüm şeyleri çalmaya alışkın bir bünyeye bunlar yıllar önce başka kişiler tarafından da yapıldı dediklerinde de hiddetlendin; "ben diktatör olsaydım meydanlara bile çıkamazdınız" dedin... Zaten çıkamadık, çıkmaya çalışanlarımızı katlettin, çıkanları da bir idam etmediğin kaldı, beklemedeyiz... Neyse, onu sana bir ara anlatırım....
"Şimdi ne alakası var yahu?" diyenleri duyar gibiyim... Durun dilim döndüğünce size "uzun adam" basitliğinde anlatayım ama sadece futbol kısmını, hani "Türk futbolu bitmiştir!" kısmı var ya, orasını...
Ülkede iyi kötü herkes bir takım taraftarı... Hatta şöyle diyelim iyi kötü herkes iki takım taraftarı... Anadolu'da olup memleketinin takımına destek verenlerde var ayrıca bir de üstüne bir İstanbul takımını destekleyenler de. Bunda ayıp bir şey yok, tam tersi futbolu öyle seviyoruz ki; gidemediğimiz o kupalarda bile kendimize göre takımlar destekliyoruz, dünyanın bir ucunun taraftarı oluyoruz evimizin bir köşesinden siyah bir kutunun içine bakarak... Hala kaldı mı bilmem ama bir zamanlar zayıf olanı, ezilen takımı tutuyorduk genellikle de... Onları kendimize benzetiyorduk beyim, bir gün güçsüzün, zalimin önünde ayağa kalkacağını düşünmekten kendimizi alıkoyamadığımızdan... Şimdi tabii dünya lideri adamın basit kulu hiç güçsüzü tutar mı? Bu aralar çoğaldı gözden kaçmıyor elbet; zalime bayrak tutup, onu coşkuyla alkışlayanlar...
Bak yine saptık konumuzdan beyim, neyse kısa keselim...
Sen bu güzel insanları birbirine düşman etmek istedin. Bizim düşmanlığımız Hababam Sınıfındaki Galatasaraylı kızlar ile Fenerbahçeli Hababam kadardı oysa ki, bizim düşmanlığımız saftı, naifti, insanların canına kıyacak kadar bedbaht değildi. Ama sen biliyordun, tahmin etmem kendiliğinden bunu bulduğunu ama birileri yine kulağına fısıldamışlardır ki; ne yapman gerektiğini çok iyi biliyordun beyim...
Önce icazet alman gerekliydi, aman dedi ötelerdeki hocan; "aman Galatasarayıma bir şey olmasın..." Galatasaray'a bir şey olmadı da zaten, başta Fenerbahçe olmak üzere ne olması gerekiyorsa bir bir diğer tüm takımlara oldu... Bu süreci hepimiz biliyoruz beyim, sana da birileri anlatmıştır herhalde, o sebeple burayı da geçiyorum.
Gelelim günümüze...
"Türk futbolu bitmiştir!" diye yazdı basın... Ülkede son 3 yılda gölgelerde kupa kaldırarak, aydınlığa çıkacak yüzleri olmayanlar, pohpohlandıkları babalarının kucağından başka kucaklara atladıklarında hep beraber gördük neler olduğunu...
Evet "Türk futbolu bitmiştir." Ülkenin milli takımının başındaki kişi tasdikli bir faşist, bir kadın düşmanı, ezeli bir ırkçıyken; ülke futbolunu, oğlunu önce adam olsun diye kulübe başkan yapıp orayı batırdıktan sonra padişahın eteğinde ağlaya ağlaya helak olanların çocukları yönetirken, Fenerbahçe'nin hakkını gasp edenlerin en omurgasız haliyle avrupa kupalarına gittiklerinde her takımdan 4 yiyip evlerine 4. yıldızı takacağız hedef zaten oydu diyerek dönerken; Türk Futbolunun hangi seviyede olacağını düşünüyordunuz ki siz?
Bozuk malzeme ile yaptığınız yemek öyle leş öyle kokuşmuş ki, altını artık kısmanız bile bir işe yaramaz, ahçıya da kızmanın yersiz; hem en iyi siz bilirsiniz bu ateşin üfleyerek de sönmeyeceğini...
Affedersiniz beyim millete boku, portakal soslu pekin ördeği diye yedirmeye kalkarsanız en midesiz kulunuz bile geri püskürtür yüzünüze bunları... Lakin iki haftada bir sizin yemek avrupa mutfaklarına meze olduğunda görüyoruz, el birliği ile kusanları... Bu illeti kaldırabilecek mide kimsede kalmadı çünkü, lideri olacağını zannettiğin dünya ülkeleri de dahil buna bilesin...
Ayrıca Galatasarayın her rezilliği ile ülke futbolunu bir tutmak bile bahsini açmayacaktım ama 3 temmuzun neden yaratıldığının en özet halidir... Tarihleri başkaları tarafından yazılıp çizilen, 15 yıl önce de benzer şekilde ortaya çıkartılıp balonu patladıktan sonra avam tabirle bir mendil gibi köşeye atılıp yıllar sonra yine birileri istiyor diye basiretsiz değneklerle ayağa kaldırılmak istenen bir kulüp ile ancak bu kadar oluyor... Nafile beyim, yanlış ata oynadın, oynattılar... Sırf bu yüzden bile hoca efendine kızgınlığını tahmin edebiliyorum...
Bak Fenerbahçe halktır yıkılmaz dedik, istediğin kadar uğraş bir yolunu bulur güneşli günleri görürüz dedik... Sakın sana soğuduğun Fenerbahçe'den örnek veriyorum diye yanlış atını oyundan çekip doğru atı bulmaya çalışma, bak baştan dedim bu bir Fenerbahçe yazısı değildir diye. O kadar zekanla anca bunu düşünebilirsin diye belirtmekte fayda gördüm.
Hem bilirsin atlarla da aran iyi değil beyim, Fenerbahçe'de başka atlara benzemez hem; üstünden bir kere düştün mü, altından bir daha kalkamazsın...


Yorumlar
Yorum Gönder