Değerli Fenerbahçe Yönetimi,

Bu mektubu size bir Fenerbahçe taraftarı olarak yazıyorum.

Bugüne kadar hepimiz eminim ki çok büyük hataların altına imza attık, savunduğumuz doğrular için çoğu insanları arkamızda bıraktık; daha iyi, daha büyük, daha bağımsız bir Fenerbahçe için elimizde ne varsa hayır nedir bilmedik; ailemizden, sağlığımızdan, sevdiklerimizden, ömrümüzden ömürler verdik. Fenerbahçemizin baki olması için ne kadar yapıcı işlerin altına imza atsak da; arkamızda sessizce kırılanları görmezden geldik, onları yok saydık, önemsemedik. Hatalarımızı sevmemek için, doğrularımıza daha çok sarıldık, oysa denge dünyanın her yerinde olduğu gibi bizim de içimizdeydi; "işaret parmağımız ile kötü olanı gösterirken, diğer parmakların bize dönük olduğunu" bilemedik. Şimdi size bu mektubu yeryüzünün en basit insanı olarak yazıyorum. Ben zengin ya da fakir biri değilim; sağ görüşlü yahut sosyalist değilim; ne hırsızım ne de polis; siz beni hangi sınıfa koyarsanız koyun ne o sınıfın mensubuyum, ne de karşısındakinin... Ben bu satırlarla size en çıplak halimle geldim. Değerli yönetimim, Büyük Fenerbahçem; ben buraya "Hepimiz Ölelim, Fenerbahçe Yaşasın!" diye geldim.

Gelin hep birlikte küslükleri ortadan kaldıralım, gelin Fenerbahçemizi hep beraber 3 Temmuz sonrası olduğu gibi birlikte kuralım. "Kimselere kin tutmayalım, kamu aleme bir olalım..." Lütfen bu mektubuma bir çağrı verin; büyüklüğünüzü yönetimimizin Fenerbahçe bayrağı altında geçirdiği güzide yıllardan değil, bu ulu çınarın yapraklarından alarak ilk adımı siz atın. Bize bir yönetim topluluğu olarak değil, tek bir Fenerbahçe olarak gelin; tribünlerimizi bize geri verin. Türkiye Kupası maçında ve son lig maçlarında görmek istediğiniz tribünlerin bu olmadığına eminim, eğer Başkanımızın dileği böyle olsaydı, bir evladı gibi sevdiği Şükrü Saracoğlu'nu, bizim mabedimizi ülkenin en güzel stadyumu yapmak için bu kadar emek vermezdi. Ben minnacık bir çocuktum Şükrü Saracoğlu'na geldiğimde; insanlar çatıyı tutan direklere denk gelmemek için, Fenerbahçesini daha güzel seyretmek için birbirleriyle naif kavgalar ederdi; Babam gencecik bir adamdı rahmetli Eşref Aydın elinden tutup da atletizm şubesine ismini yazdırdığında; yokluktan çıplak ayakla koştuğu Papazın Çayırı, tahta katlardan oluşan mütevazi toprak bir sahaydı sadece. Aziz Başkan o stadyumu bugünlere getirirken kurduğu düşlerde biz hiç mi var olmadık? Hakikaten de Fenerbahçe yaşasın diye bizi öldürmeyi mi seçtiniz yoksa?  Ülkenin iklimi sadece spor sahalarında değil sosyolojik olarak da kötüye doğru yol alırken, hepimizin önüne tek tek bu büyük endüstriyel düzende pay sahibi olması adına bir banka kartı dayatılırken; bizlerle daha fazla iç içe olmak yerine,  zamanın ruhuna aykırı olarak bizlere sırt dönmekten lütfen vazgeçin. Sizleri tekrar sporun içinde yer aldığımız her branşta mabetlerimizi eski günlerdeki gibi doldurmaya, Fenerbahçe sevgisinin engel tanımadığını cümle aleme bir kez daha ispat etmeye davet ediyorum.

Buna öncelikle bilet fiyatlarını indirerek başlayabilirsiniz. Biliyorum ki uzun süredir kombine ve lig maçlarının bilet fiyatlarını ekonomik olarak her geçen gün bizlere sunulanın aksine daha kötüye giden bir ülkede bizler için aynı yahut birbirine yakın tutmaya çalışıyorsunuz. Fakat gelinen nokta odur ki yetmiyor. Yönetimimizin altında çok değerli ve ekonomi konusunda ileri görüşlü insanların olduğunu varsaydığım için size üç kişilik bir çekirdek ailenin en basit haliyle dün ki Türkiye Kupası maçına gitmek için ne kadar para harcaması gerektiğinin izahını yapmayacağım. Bunu elbet ki düşündüğünüzü biliyor yahut büyük bir samimiyetle bunu düşündüğünüzü umut ediyorum. Bilet fiyatlarını indirmekle beraber sizlerden bu mektubu yazmamdaki en büyük ricam şudur ki; artık küslüklere son verelim.

 Tribüne sokulmayan, yahut küsen, yahut gelmek istese dahi çeşitli uygulamalarla engel olunan taraftar gruplarımızı çağırın, kulübümüze davet edin, kendileriyle görüşün, onları yok saymayın; savaşı Fenerbahçe için onlara karşı değil; onlarla birlikte daha güzel bir Fenerbahçe için yapın. Tribünlerden Fenerbahçe taraftarına ve Fenerbahçemize zarar verecek herkesin arındırılması için mücadelenizi yaparken; bunun daha yapıcı bir hal alması için çabalarken, arkanızda sessizce içine doğru bükülüp bunca büyük aşkına, çabasına, emeğine rağmen kırılanları bir başına bırakmayın.

Hepimiz  Fenerbahçemizin bu ülkenin en büyük sivil toplum örgütü olduğunu bir kez daha hatırlatmak zorundayız; bunu birbirimizi parçalayarak değil; iyiye karşı zorbalarla mücadele etmenin sadece yönetimin görevi dahilinde olmayıp, hepimizin sorumluluğu altında olduğunu hatırlayarak yapmalıyız. Bu mücadeleye kendi içimizde başlamalıyız. Hatalarımızdan karşılıklı dersler çıkarmalıyız. Emin olun ki siz bir adım atarsanız biz daha büyük bir adım atarız. Okul Açık, Maraton Üst; Mabedimiz, Arenamız, Salonumuz, bırakın çağlayan bir ırmak gibi gürül gürül akmaya devam etsin. Fenerbahçe Spor Kulübünün kuruluş amaçlarının ancak halk ile gerçekleşebileceğini aklımızdan çıkarmamalıyız. İnsanlarımızı dil birliği ile uzaklaştırmak yerine; kalp birliği ile yan yana getirmek zorundayız. Buna mecburuz... Gelin gövdesi yüzyıllara meydan okuyan, yeri geldiğinde dallarına tırmanmaktan yorulduğumuz; yeri geldiğinde ulu yapraklarının gölgesinde dinlendiğimiz Fenerbahçemizin altında tekrar bir araya gelelim, yeni bir yıla; kırgınlıklarla, savaşarak, birbirimize meydan okuyarak değil; tek bir bütün olarak, Fenerbahçe Cumhuriyeti'nin rengarenk düşüncelerle bir araya getirdiği kocaman bir aile olarak girelim...

Unutmayın ki; "Güneşin varlığına delil yine güneştir, delil ararken güneşten yüz çevirmeyin..."

Son olarak, var saydığınızı büyük bir naiflikle ümit ediyorum ki;  "Daha Fenerbahçeli" olmak sadece kulübe üye olmakla değil; daha fazla insan olmakla, daha fazla halk olmakla gerçekleşebilir, bu bizim kadar sizin de nihai görevinizdir; çünkü biliyorsunuz ki Fenerbahçe Türkiye'dir...  Bu sebeple 1 Milyon Üye çalışmalarınızın birazcık da bu görüş açısından bakarak ilerlemesini büyük bir heyecanla temenni ediyorum...


Nice güzel, samimi, sarı lacivert; "Hepimiz ölelim, Fenerbahçe yaşasın!" günlere,

Sevgiyle...



Yorumlar