Babam...


Çıplak ayaklı adam… Ne çok şeyler yaptın bizim için… Hala da bilirim, yapmaya devam edersin; evlat dersin, sevsin, sayılsın, sevilsin… Evlat dersin, yüreğine taş koyarsın, cebinde ne varsa ne yoksa verirsin, vazgeçmezsin, kırılmazsın, darılmazsın… 

Çıplak ayaklı adam… Sana Fenerbahçeliliğimi bırakmak dışında ne elimde var ne avucumda. O güzel forman, o kupaların, gençliğin, hatıraların; varlığın… Annemden sonra birbirimize sarılmak dışında neyimiz kaldı bilmiyorum… Onu artık rüyalarımda bile göremiyorum ama bilirim, sen görürsün; uyanır gecenin bir vakti su getirirsin, yakın gözlüğün cebinde; bir anlık reflekstir çıkartıp takması gözüne takıldı mı bir yemek tarifi, masanda kitapların, gece gündüz demezsin; bizi büyüttüğün gibi kitaplarını okşarsın, aralarsın sayfalarını, belki hatıralarını, belki annemi belki de gençliğini ararsın…

Kahramanım, babam, çıplak ayaklı adam… 

Yorumlar

Popüler Yayınlar