"Sonsuzluğa şarkı söylüyor 'melek'ler,
Onlar şimdi bir 'Nuh'un gemisinde beraberler..."
Karakış bastırdı…
Şimdi değil hem de, uzun süredir.
Fakat gözler öyle sağır,
Ruhlar kör,
Cefalar kayıtsız…
Bak gör bitmeyecek de iğne deliğinden geçip,
bir kara delik gibi çocukluğumuzu yutan kabuslar.
Zaman hikmetsiz bir peygamber mucizesi yaralarımıza,
İyileştirmek için değil bu çaba aksine daha çok kanatmaya…
Yılgın sessizliklerin biriktirilmiş çığlıklarında uyur Tanrı,
( Bu ona huzuru çağrıştırıyor olmalı… )
Rüyalarımızdan kura çeker ölüm,
İnsanlığımızın üstüne kapanan bir gökyüzü gibi
Sonsuzlukta asılı kalacak cinsiyetsiz suretimiz,
Utanmalı mıyız, yoksa daha çok uyumalı mı?
Bileklerinden öpülesi kimsesizliğimiz;
Ah o ki yüreğimizden vurulan düşlerimiz...
Öyle ağır geldi ki vicdanımızın okyanuslarında
boğuluyor kara basanlar…
BO - ĞU - LU - YO - RUZ
Bambaşka sularda aynı karanlıkta hem de…
Güneşine inanmak ziyadesiyle sağlıksız,
Yağmuruna küs kalır uykusuz fısıltılarımız,
Karakış bastırdı…
Şimdi değil hem de, uzun süredir;
Toprağın altında yatıyor bir "melek"
karların üstünde uyuyor bir "rüya"
ve annelerimizin ninnilerine ihanet ediyor alaycı kuşkularımız
Uyanmaya korktuğumuz lanetli lahitlerimizde
Yüzyıllardır süren bir harp içinde yanıyoruz .
Kudretli bir namus müsameresi bu
ve oynanıyor evrenin en hakikatli yalnızlığıyla üstümüzde,
"bizi affedin!"
yüzleri maskelerle kuşanmış iffetsiz piçlerin
kaldık tam orta yerinde…



Yorumlar
Yorum Gönder