Hayat bir kutu çikolata gibidir...

Zaman ne çabuk geçiyor. Senin kadar olmasa da ben de bilirim elbet. Yaşım 33. Fenerbahçe dediğimde henüz doğmamışım, genetik... Baba formanı giymiş ya, ter akıtmış, sana dereceler getirmiş, o yetmiş bana annemin karnındayken...

Kadıköy'de Gençlerbirliği maçı. Baba demişim beni Fener'in maçına götür. Yalıköy'de mahalle esnafından bir forma üstüme, minnacık, ne markası var ne bir şeyi; önde bezden dikme bir emlak bankası yazısı, arkasında bir sayı; 11...

Direğe denk geldik iyi mi ilk maçta, boyumuz minnacık. Babam beni 2 kere omuzlamıştır iyi bilirim. İlki Fenerbahçe maçı, ikincisinde annem öldüğünde. Biri ilk maç heyecanı sonu 0-0 ama değerli, diğeri 1 - 0 geride..  Mutlulukta da omuzladık birbirimizi, üzüntümüzde de... Hayat... Binlerce yıldır çözülememiş bir ibadet gibi üstümüzde...

96 'da tek başıma çıkıp Altıntepe'den yürümüşüm Bağdat Caddesine. 14 yaşındayım daha... Yoruldum yolunda... Tek başıma döndüm geri, akşam ezanı olmadan girmek lazım eve malum, üstümde aynı forma. Eskimiş, ben büyümüşüm, "o daha da büyümüş" ama gözler küçük görüyor... Ben büyüklüğünü biliyorum ya o bana yeter... Öndeki reklamın dikişlerinin ipleri çıkmış yıkanmaktan. Arkamdan geçen arabalar kornalarıyla yükleniyor üstüme, Aykut diye bağırıyorlar bana, Aykut... Dönüp el sallıyorum. Kocaman gülüyor yanaklarım.  Burak'da kimmiş o an... Unuttum gitti ismimi...Varsın unutayım... O mutluluk bana bir ömür yeter de artar bile...

Büyüdük tabii sonra... Bir kız sevdik, daha flört ediyoruz. O sırada 100. yılına dayanmış asırlık çınarım. Kombinem cebinde. Hatunumu da bir mabedimize götüreyim diyorum, sezonun ilk hazırlık maçı, gelsin görsün, beni gerçek aşkımdan kıskanmasın... Buluşuyoruz Kadıköy'de. Güzel mi güzel, alımlı mı alımlı, ama çıkagelmez mi kırmızı bir body ile... Yutkundum, ses edemedim.. Bende forma, hatunumda kırmızı body, bir de sarışın üstüne... Aşk olsun dedim hayat, yine yaptın yapacağını... Ama vazgeçmedim... Evlendik, 14 gün sonra 6 yıl oluyor bak... Kırmızıları da bıraktı. Artık sarı lacivert onun da hayatı... Hem  5 değil 7 değil söylesene niye 6?

Şimdi 33 yıl geçmiş ömrümden... Bir kere Fenerbahçeli oldum, bir kere Fenerbahçeli gömdüm... 3 yıl oldu... Annem... Detayına girmiyorum, diğer yazılarımda görürsün okumak istersen... Lakin 33 yıl sonra şimdi durduğum yerde verdiğim mücadele babamın tutup da kolumdan beni seninle buluşmaya götürdüğü o günlerden çok daha öte...


Çilemiz çok, derdimiz de, borcumuz harcımız gırla... Senin için küçük paralar belki ama benim için büyük.. Evde ipotek, işte mobbing... Mutluluk desen senin iki dudağının arasında... Kuş tutsam nafile, yerişemez hiç biri seninle... Doğup büyüdüğüm anadolu yakasından koptum, maçlara da gelemez oldum, anlatsam sabaha yolu var, dinler misin? Bilirim, Benim seni dinlediğim kadar değil...  Bir kere başladı mı arka arkaya gelirmiş ya kıyamet haberleri... Daha dibi var mı göreceğiz.. Hayat bir kutu çikolata gibidir, asla ne alacağını bilemezsin... derler. Doğru...

Ama öyle ya da böyle geçiyor işte... Minnacık bir çocuktum seni tanıdığımda, geçtikçe zaman kalbimiz de elbet yeri gelip sertleşiyor... Affet. Ama iki gözüm çok şey mi istiyorum bilmiyorum ki, bir kere de güldür yüzümüzü şöyle arka arkaya... Gör bak o zaman bende ne dert kalıyor ne tasa...

Bizim yüreğimiz sana mermer kesilir bazen, üzülme; bil ki o mermer bembeyaz bir yüzdür sana karşı... Temizdir, paktır, içinde yalan dolan yoktur, küçük hayatlarında büyük umutları vardır, o umutların en büyüğü de sensindir...

Bizim işaret parmağımız sana döner bazen, küsme; bil ki diğer dört parmak bize dönüktür... Suçumuz vardır elbet, safızdır, kanarız, bağırır çağırırız ama yeri geldi mi tek başımıza ağlarız. 108 yılda neler görmüşsündür kim bilir, sen ayakta kalırsın elbet, biz yıkılırız... Varsın yıkılalım...

"Birini sevdiğin zaman şehrin nüfusu 1’e iner.” demişler. Ben seni bir kere sevdim... Her şeye rağmen sevdim, eskisi gibi sana gelemiyorum diye gönül koyma, vardır elbet bir bildiğim. 25 milyon sevdiğin var diyorlar, yani yeryüzünün her şehrinde 25 milyon yalnız adam... Bir tek senin için... Yani bana rakip 25 milyon insan, her biriyle nasıl baş ederim...  Bildiğim tek şey o ki, artık üzme bizi be sevdiceğim, şu 25 milyon insanın yalnızlığı bil ki sırf senin için...




Yorumlar

Popüler Yayınlar