Sensindir O...
Hani yolda yürürsün ya; şehir kalabalık, şehir alabildiğine gri, insanlar garip, insanlar arsız, kibirli ve yorgun; geçip giderler yanından… Mutlu olmamak için bütün şartlar en üst seviyede yerindedir o gün, hava kapatır güneşi yüzüne; binalar seni izler, herkes seni izler o an; sokak lambaları, arabalar, dükkanlar derken o koskocaman grilikte sarı lacivert bir atkı ilişir gözüne, bazen bir kişinin boynundadır bazen de bir çifti birlikte örter şehrin soğuğuna karşı; kış biter o an; içinden bir güneş yükselir sebepsiz; sensindir o…
Hani Eminönü iskelesinin önünde bir sigara yakarsın, maç günüdür; vapurlar tribünleri taşır, martılar marşlara eşlik eder, Haydarpaşa selam durur sevdamıza. Sonra ayakları çıplak bir çocuk dans ede ede gelir Haldun Taner’in arasından, göz göze gelirsin, yaklaşır; “abi be der, bir mendil alsana…” hava güzeldir, ne griptendir ne de yağmurdan; alırsın bir paket; “Abi akşam Fenerbahçe kazanacak bak gör” der… “3-0 alacak” der kendinden emin mi emin… “Şampiyon Fenerbahçe!” diye de bağırır ardından; dans ede ede gider başka birinin peşi sıra; bir fırt çekersin sigarandan, ilk adımını atarsın Boğa’ya doğru… Günler geçer; cebinde bir paket mendil sebepsiz; gün gelir ağlarken sevdiceğin, çıkartır cebinden; silersin göz yaşlarını; gün gelir veda edersin aynı mendildir cebindeki; bir mendilin kaç tane anısı vardır bilir misin? Düşünmezsin lakin her çıkışınca cebinden aklına o velet gelir; maç 3-0 bitmiştir, gülersin içinden; sensindir o…
Hani gün biter ya, eve gelirsin; eşin açar kapıyı öpersin alnından; peşi sıra çocukların gelir, üstlerinde Fenerbahçe formaları; yüzlerinden kocaman bir gülümseme, sarılırlar sana, saçlarından okşayıp hep beraber oturursunuz sofraya, sofra doludur bazen, bazen boş; ama arka cepte daimidir hafta sonu Şükrü Saraçoğlu’nun yolu; Fenerbahçe mi doyuruyor karnını diye sorarlar bazen; biletleri çıkartır koyarsın masaya, evde bir şenlik havası… Çocukların hep bir ağızdan sofrada başlarlar marş söylemeye, önüne bir kuru çorba gelir, karnın çoktan doymuştur oysa; sensindir o…
Hani haindir zaman, insan zamana hayran; iftiralar, karalamalar, sevdana dair ne varsa; anlamsız, sebepsizce gelir üstüne, geceler uzar, uykular tutsak; kaçmaz istersin; kaçamazsın… Gözlerini kapatır derin bir nefes alırsın; bir bakmışsın ki tribündesindir, bir bakmışsın caddede, bir gün topuk yaylasındadır sevdiceğin; bir gün Çağlayan’da, bir gün Taksim’de, bir gün Gezi’de… Günler kapkara geçer, günler sığmaz hislerine; öfken bakidir, sükunetin adilliğinden; bir bakmışsın gecenin bir vakti Sabiha Gökçen yollarında bulursun kendini, senin gibi; yüzlerce kişi gibi gidersin… Sebepsizce, sorgulamadan yollar sana dar gelir. O an, yalnız olmadığını anlarsın, yalnız bırakmadığın sevdan tutar ellerinden.. Bir bakmışsın mevsim bahara döner, Samandıra’ da elinde bir meşale; bulursun kendini; şampiyonluk şarkıları söylerken… Sensindir o…



Yorumlar
Yorum Gönder