Her şey mahvoluyor


“Görünen görenin körlüğüyle müttefik…” 
Alper Gencer
Bizler gerçeği soğuk çeliklerde büktük yıllardır bileklerimizle ve 3 temmuz diye hafızalarımıza kazıdık sırtlanları, sevdanın en tenha yerinden bir bilet alırken Fenerbahçemize. Hiç vazgeçmedik, hiç boyun eğmedik, bazıları yenildiğimizi zannetti ama yanıldılar; biz hiç yenilmedik…
Bizler padişahın fermanlarına karşı dağlar bizimdir dedik, dört bir kolla sarıldık sevdamıza; yollara düştük, gün geldi bayırları biledik öfkemizle, yılmadık, yorulmadık; sırt verdik genciyle, yaşlısıyla, çocuğuyla; Kuva-yi Milliye ruhu ile sarıldık sarı lacivert yaralarımıza… Yeri geldi iyileştirmeyi de bildik yeri geldi tuz basmayı da… Bizler Antep’de Yirik Fatma, İzmir’de Hasan Tahsin, Adana’da Tayyar Rahmiye’ydik. Bizler Çanakkale’de Seyid Onbaşı, Aydın’da Yörük Ali Efe’ydik. İsimlerimiz birdi bizim, adları tarihe yazılanları, adları tarihte unutulanlarla ya yana koyanlardık biz… 
Şimdi bir bir dökülüyor soytarılar meydana, bu büyük panayır; bu şaşalı oyun üstlerine yıkılıyor yıkılacak; söyleyin herkese ki;  Kral çıplak; bu tiyatro, bu düzen, bu her şey sıradan iken ve sıradan insanların hayatları bir bir çalınırken; bu şarlatanlar kumpanyası artık zamanını doldurdu… Değişim başladı, bırakın kimse görmesin; değişim başladı beyler; bu değişimi biz başlattık… 
"Her şey mahvoluyor. Her şey değersizleşti. Fakat şunu söyleyebilirim ki, onlar mahvetti ve değersizleştirdi her şeyi. Çünkü sözde masumane insani yardımla gelen bir çeşit afet değil bu. Tam tersine insanın kendi kararlarıyla ilgili bu, kendi kararlarının kendisinin önüne geçmesiyle. tabii ki bunda Tanrı’ nın da eli var. Hatta bana kalırsa, büyük bir payı var ve bu pay ne olursa olsun, hayal edebileceğin en korkunç yaratılışa sahip. Çünkü görüyorsun sen de, dünya bayağılaştı. benim ne söylediğimin bir önemi de yok, Çünkü her şey satın alınarak değersizleştirildi. 

Sinsi, alçakça bir savaşla ele geçirdiklerinden beri, her şeyi adileştirdiler. Her neye dokundularsa, ki her şeye dokundular, onu değersizleştirdiler. İşte bu nihai zafere kadar giden yoldu. Muzaffer bir sona doğru giden… Ele geçir, değersizleştir; değersizleştir, ele geçir… Ya da istersen farklı şekilde de ifade edeyim: Dokun, değersizleştir ve dolayısıyla ele geçir. Ya da; dokun, ele geçir ve dolayısıyla değersizleştir. Durum bu şekilde yüzyıllardır devam ediyor. Yüzyıldan yüzyıla, her çağda. Bazen sinsice, bazen kabaca, bazen kibarca, bazen acımasızca, ama durmaksızın devam ediyor. Değişmeyen tek şey ise şekli, pusudaki bir sıçan saldırısı gibi…

Biri daimi kaybedendi, diğeri doğuştan kazanan. mağlubiyet, galibiyet. mağlubiyet, galibiyet, ve bir gün, yine bu civarlarda fark etmek zorunda kaldığım ve sonunda fark ettiğim bir şey oldu, ben hatalıydım. şu dünyada herhangi bir değişimin asla olmamış olduğunu, ve asla olamayacak oluşunu düşünürken gerçekten de hatalıydım. çünkü, inan bana, artık biliyorum ki, bu değişim aslında gerçekleşti…” 

a torinoi lo… 

Yorumlar

Popüler Yayınlar